Üyelik İptali ,hesap silme, hesap kapatma, üyelik silme, hesabı nasıl kapatılır, hesabı nasıl silinir,Üyelik Silme Forum,Hesap silme, gitti gidiyor nasıl kapanır, facebook

Dernek Üyeliğinden Çıkarılma

Dernek Üyeliğinden Çıkarılma
Genel Kurul’un kabul ettiği aidat ve giderlere katkı payını kendilerine yapılacak yazılı ihbara rağmen, tebellüğ tarihinden itibaren 1 ay süresince ödemeyen ve aykırı hareket etmeye devam eden üyeler,
Söz konusu ödentiler, üyeler tarafından, en geç olağan genel kurul toplantısının yapılacağı tarihten 1 ay öncesine kadar ödenmiş olmalıdır.

Dernek üyesinin, Derneğin kuruluş tarihinden itibaren üç yıl geçmiş olmasına rağmen, halen başka rakip veya benzer kuruluşun yönetim kurulu üyesi olması veya benzer bir organının üyesi olması veya Derneğin kurulmasından sonraki bir zamanda rakip veya benzer bir başka kuruluşun yönetim kuruluna veya benzer bir organına üye olarak seçilenler,

İlgili Yasalar ile belirtilen dernek üyesi olarak kalamayacaklar,

Herhangi bir suçtan beş yıldan fazla hapis cezasına mahkum olanlar,

Rüşvet, zimmet gibi yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenler,

Kanunla yasaklanan dernekleri kurmak veya idare etmek suçundan kesin hüküm giymiş olanlar ve kanuni ehliyetini kaybedenler,

Derneğin onur ve itibarıyla bağdaşmayan fiil ve hareketlerde bulunmak.

Dernek faaliyetleri ile ilgili olarak genel kurul ve yönetim kurulunca alınan kararlara uymamak.

Üyelik için gerekli koşulları kaybetmek. Sektörden ayrıldığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişiliklerin üyelikleri düşer. Temsil ettiği firmadan ayrıldığı tespit edilen üyenin üyeliği düşer.

Dernek faaliyetlerine karşı kayıtsız kalmak, özürsüz olarak genel kurul toplantılarına, dernek faaliyetleri çerçevesinde oluşturulan çalışma gruplarına ve komisyonlara ya da dernekçe düzenlenen diğer toplantılara kararlaştırıldığı şekilde katılmamayı alışkanlık haline getirmek.
Yukarıda belirtilen hususlara uymadıkları belirlenen üyeler, genel kurulun üçte iki çoğunlukla vereceği karar üzerine üyelikten çıkarılırlar.

Dernek üyeliğinden çıkarılan üyenin, karara karşı Genel Kurul’da itiraz etme hakkı saklıdır.

Be the first to comment - What do you think?
Posted by admin - 28 Nisan 2014 at 09:59

Categories: Kamu   Tags:

Dernekten ayrılma,Dernek Üyeliğinden İstifa

Dernekten ayrılma,Dernek Üyeliğinden İstifa

Dernekten ayrılma (çıkma, istifa) hakkı, üye olmama hakkı­
nın zorunlu bir sonuç ve yansımasıdır. Keza bu hakkın, üye olma
hakkı ile de yakın ilişkisi vardır. Bir derneğe serbestçe üye olabilen
bir kişinin dilediği zaman bu dernekten ayrılma hakkına da sahip
olması gerekir.Ebedi üyelik, dernek özgürlüğüne ters düşer.
Üyesi bulunduğu bir dernekten ayrılma hakkına sahip olmayan
üye, dolaylı bir şekilde zorunlu üyelik durumuna düşmüş olur. Oy­
sa yukarda görüldüğü üzere, hukuk sistemimiz, dernekler yönün­
den zorunlu üyeliği kabul etmemiştir.
Dernekten ayrılma hakkı, kişisel bir kamu hakkı olarak her
şeyden önce Anayasa 29/2′de devlete karşı korunmuştur. Adı geçen
maddeye göre, «Hiç kimse … dernekte üye kalmaya zorlanamaz»
Bu maddeden, üyenin dernekten ayrılma hakkının anayasal garantiye bağlandığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle dernekten ayrılma hakkını kaldıran veya son derece zorlaştıran bir kanun. Anaya­saya aykırı olur.

Dernekten ayrılma hakkı, özel bir hak olarak derneğe karşı da
korunmuştur. Gerçekten DK. 16/2′ye göre, «Hiç kimse … dernekte
üye kalmaya zorlanamaz. Her üye istifa hakkına, sahiptir.» Keza
MK. 63′e göre de, «Her âza altı ay evvel istifa arzusunu bildirmek
şartiyle cemiyetten çıkmak hakkını haizdir».
Dernekten ayrılma hakkı, hukuki niteliği yönünden bozucu ye­
nilik doğuran haklardandır. Bu nedenle üye olma hakkının aksine
üyenin tek taraflı irade beyanıyla oluşup, sonuçlarını kendiliğinden
meydana getirir. Ayrılmanın tamamlanması için dernek yetkili or­
ganlarının bunu kabul etmesine gerek yoktur19
. Ayrılma hakkı, ye­
nilik doğuran bir hak olduğu için, şart ve süreye bağlı tutulamaz.
Dernekten ayrılma beyanının, dernek yetkili organına yönel­
mesi gerekir. Ayrılma beyanı, tüzükte öngörülmüşse, yazılı şekilde
olabilir. Yazılı şekil, dernek işlerinde istikrar ve gerektiğinde isbat
kolaylığı sağladığı için tavsiyeye şayandır. ‘Buna karşılık noter ve­
ya diğer resmî bir makam kanalıyla istifa, ayrılma özgürlüğünü
zorlaştırdığı için geçerli olmamalıdır193
.
Dernekler Kanunu, MK. 63′ün aksine olarak, ayrılma için bir
feshi ihbar süresi koymamıştır. iBu süre, MK. 63′e göre altı aydır.
Kanaatımızca, DK. 16/1, özel bir hüküm niteliğinde olduğundan,
MK 63′teki altı aylık süre değerini kaybetmiştir. Bu nedenle üye,
hiç bir süre ile bağlı olmaksızın ayrılma beyanı, dernek yetkili or­
ganına ulaştığı anda, dernekten ayrılmış sayılır.
Dernekten ayrılmayı önleyen ya da son derece zorlaştıran tü­
zük, sözleşme ve şartlar da kişilik haklarına ve dolayısile ahlâka
aykırı olduğundan, BıK. 20/1 ‘e göre batıldır20
. Keza ayrılmayı bir sü­
re ile sınırlayan, özellikle feshi ihbar süresini öngören tüzük hü­
kümleri, Dernekler Kanunu mad. 16 karşısında geçersizdir. Zira
böyle bir tüzük hükmü, ayrılma hakkını, Kanuna aykırı olarak sınırlamış olur

Bunun gibi, ayrılan üyenin ayrıldıktan sonra belirli
bir süre daha aidat ödemesini öngören bir tüzük hükmü, ayrılma
hakkını zorlaştıracağından, geçersiz sayılmalıdır.
Ayrıma hakkı, kamu hukuku niteliğindeki zorunlu kuruluşlar­
da mümkün değildir. Meselâ bir avukat, Barodan ayrılamaz. Ay­
rıldığı takdirde avukatlık mesleğini yürütemez.

DoÇ- Dr. Fikret EREN

Be the first to comment - What do you think?
Posted by admin - 28 Nisan 2014 at 09:52

Categories: Kamu   Tags: ,

Sendika Üyeliğinden Ayrılma,Üyelikten istifa Ve Sonuçları

Sendika Üyeliğinden Ayrılma

Sendikadan ayrılan işçinin en önemli borcu, ödemediği sendi­
ka aidatı ile ayrılma tarihinden itibaren üç ayı geçmemek üzere ai­dat ödeme borcudur. Bu nedenle, sendikadan ayrılan işçi, sendi­kasına üç ayı geçmemek üzere tüzükte öngörülen aidatı ödemek
zorundadır .Bu borç, Fransa’da 6 aydır.11
İstifadan son­ra işçinin sendikaya ödeyeceği aidat en fazla üç ay süre ile sınır­landırıldığına göre, bu süreyi aşan şartlar veya tüzük hükümleri
geçersizdir. Nitekim bu husus, SK. 6/2′nin ilk cümlesinde, «Bir
teşekkülden çekilen üyenin aidatını üç aydan fazla ödemeye devam
edeceğine dair teşekkül tüzüğüne hüküm konamaz», kuralıyla hük­me bağlanmıştır. Ancak, işçinin bu aidatı ödemesi için, sendika
tüzüğünde açık bir hüküm olmalıdır. Aksi halde üç aylık aidatın
ödenmesi söz konusu olamaz .”Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, soru­
nu, şu kararında açık bir şekilde çözümlemiştir: «…Sendika Ana
Tüzüğünün 10 ncu maddesinde : (istifa eden üye, işbu istifanın
sendikaca tebellüğ tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe üyelikten
ayrılmış sayılmaz.) denilmektedir. Bu hükümle istifa ederek sendi­
kadan ayrılan işçilerin üyelik sıfatlarının üç ay daha devam ettiği
ve dava konusu aidatların bu süreye ilişkin bulunduğu sonucuna
varılmaktadır. 274 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 2 nci bendin­
de (Bir teşekkülden çekilen üyenin aidatını üç aydan fazla ödeme­
ye devam edeceğine dair teşekkül tüzüğüne hüküm konamayacağı)
yolundaki hüküm de, Ana Tüzüğün 10 ncu maddesinin yasalara uygun düştüğünü göstermektedir. O halde istifa ederek sendikadan

ayrılan işçilerin istifanın sendikaca tebellüğünden itibaren üç ay
daha aidat ödemeğe zorunlu bulundukları göz önünde tutularak
üye işçiden kesilecek olan bu paranın işveren tarafından sendikaya
yatırılması gerekmektedir…».12a
Ayrılma geçmişe değil, geleceğe etkili sonuçlar doğurur. Bu
nedenle, sendikadan ayrılan işçi, ayrılma tarihinden itibaren üye­
lik sıfatına bağlı hak ve menfaatlerden, kanundaki istisnalar dışın­
da yararlanamaz.1314
Burada şöyle bir soru akla gelebilir. Acaba,
çağrı yapılması ve yetki alınması tarihinde sendika üyesi iken son­
radan üyelikten ayrılan işçi, toplu iş sözleşmesinin getirdiği hak­
lardan yararlanmaya devam edebilir mi ?
Yargıtay’ın bazı kararlarına göre buna müsbet cevap vermek
gerekir. Yargıtay bu sonuca, bir işçi sendikasının sözleşme yapmak
için yetki sağlamasında üyelerinin müessir olduğu, bu üyelerin grev
ve benzeri güçlüklere göğüs gererek sözleşmenin imzalanmasında
emekleri geçtiği gerekçesiyle varmaktadır.15
Kanaatımızca burada
SK. 6′da yararlanmak gerekir. Bu hükme göre, «Toplu iş sözleş­
melerinde taraf olan işçi .. .teşekkülnün sözleşmenin yapılması ve­
ya sözleşmeye katılması sırasında mensubu olan işçi… o teşek­
kül ile ilgisinin daha sonra herhangi bir suretle kesilmesi halinde
dahi, söz konusu işçi… o sözleşme ile bağlı kalır.» Bu maddeden
açıkça anlaşılmaktadır ki, çağrı veya yetki anında değil, toplu iş
sözleşmesini yapılması anında sendika üyesi olmak gerekir. Top­
lu iş sözleşmesinin yapılması ise, imzalanıp tamamlanamasmı ifa­
de eder. Nitekim Yargıtay da daha sonraki bir kararında bu görü­
şü savunmuştur. Bu karara göre, «…toplu iş sözleşmesinin yapıl­
ması sırasında ona taraf olan sendikanın üyesi bulunmayan işçi

nin o toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı genel hükümlerin
ve özellikle 275 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin açıklığı gereğidir.
Gerçekten anılan maddenin ilk cümlesinde açık olarak (toplu iş
sözleşmelerinde taraf olan işçi veya işveren teşekkülünün sözleşme­
sinin yapılması… sırasında mensubu olan işçi) sözcükleri yer al­
maktadır. Bundan başka toplu sözleşme ve anun başarı ile sonuç­
lanması için yetki tesbiti gerekli ise de, yetki tesbitinin (toplu iş
sözleşmesi yapılması) kavramı çevresine girmeyeceği belirgindir.
Yetkinin tesbit ettirilmiş bulunmasına rağmen hiç kullanılmaması,
ya da toplu görüşmelerin toplu iş sözleşmesiyle sonuçlanmaması-
nm da mümkün olması bu yönü kanıtlamaktadır. Bu bakımdan,
yetki tesbitinin toplu iş sözleşmesinin yapılması kavramı içinde
düşünülerek, yetki tesbiti işlemlerinin yürütüldüğü sırada sendi­
kadan ayrılanların toplu iş sözleşmesinden toplu iş sözleşme­
sinin yapılması sırasında üye olanlar gibi yararlanmalarına ce­
vaz verilmez… Bu durumda iş barışı da tehlikeye girmez. Ter­
sine toplu iş sözleşmesi tarafları arasında onun uygulanması
nedeniyle gereksiz çatışmalar önlenmiş ve dolayısiyle iş barışı
da güçlendirilmiş olur.».I5a
Diğer taraftan, doktrinde bazı yazarlar
yararlanma için işçinin dayanışma aidatını ödemesi görüşünü sa­
vunmaktadır.16
Bu fikre göre, «… bir işçinin sendika üyeliğinden
ayrılması söz konusu olduğunda, sözleşmeden doğan hak ve men­
faatler ile sendikaya olan mali yükümler arasındaki denge bozul­
maktadır. Gerçekten sendikaya üyeliğinden ayrılan bir işçi, toplu
iş sözleşmesiyle sağlanan hak ve menfaatleri saklı kaldığı halde,
sendikaya aidat ödeme yükümünden kurtulmakta ve hattâ bir da­
yanışma aidatı dahi ödemek zorunluğunda kalmamaktadır.».17
Bir özel hakem kararında toplu iş sözleşmesinin getirdiği haklardan,
ayrılan işçinin yararlanmaya devam edebilmesi için dayanışma ai­
datı ödenmesi öngörülmüştür.18
Fransa’da da durum böyledir. Ay­
rılan işçinin sendikaya aidat ödeme borcu devam eder.19
Kanaatımızca, hukuk sistemimiz yönünden de 275 mad. 6′daki «bağlı kalır»
deyiminden hem hakların, hem de borçların devam edeceği anlaşılmalıdır. Sendikadan ayrılan işçi toplu iş sözleşmesinin getirdi­ği haklardan yararlanırken, hiç olmazsa sendikaya bir dayanışma

aidatı ödemelidir.20
Bu nedenle toplu iş sözleşmelerine, «üyelikten
ayrılan işçilerin ancak dayanışma aidatı ödemeleri şartıyla, sağ­
lanan haklardan yararlanabileceklerine» ilişkin bir şartın konula­
bileceğine ve bu şartın geçerli olacağına inanmaktayız.2

Buna karşılık işçi, sendikaya toplu iş sözleşmesi yapıldıktan
sonra girmiş ve bilâhare oradan ayrılmışsa, Yargıtay.a göre, toplu
iş sözleşmesinin getirmiş olduğu haklardan artık yararlanamaz.
Bunun nedeni, böyle bir işçinin, sözleşmenin yapılması sırasında
emek ve yardımının geçmemiş, o faaliyete katılmamış olmasıdır.21
Ancak, burada da dayanışma aidatı ödemek suretiyle haklardan ya­
rarlanmak mümkün olmalıdır.

İşçinin, üyesi bulunduğu sendikadan ayrılıp, rakip bir sendi­
kaya girmesi halinde, ilk sendikanın yapmış olduğu toplu iş söz­
leşmesinden yararlanıp yararlanamayacağı hususu da ihtilaflıdır.

Kanaatımızca, bu durumda, işçinin toplu iş sözleşmesinden yarar­
lanabilmesi için de, ayrılmış olduğu sendikaya dayanışma aidatı
ödemesi gerekir Aksi halin kabulü ahlâk ve iyi niyet kurallarıyla bağdaşamayacağı gibi, hakkın kötüye kul­lanılması sonuçlarını da doğurabilir

 

Doç. Dr. Fikret EREN

Be the first to comment - What do you think?
Posted by admin - 28 Nisan 2014 at 09:26

Categories: Kamu   Tags: , ,

Şikayet Dilekçesi,Dilekçe Örneği

Şikayet Dilekçesi,Dilekçe Örneği
……. CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
SAYIN MAKAMI’NA
DOSYA NO : ……. Hz.
KONU : Sanık …….’ dan şikayetçi olduğumuzun bildirilmesi ve Tutuklanması Talebimiz Hk.
AÇIKLAMALAR :1-Müvekkilimiz yanında eşi …….. ve 4 yaşındaki çocukları …….. olduğu halde ……. tarihinde saat 22:20 sularında sevk ve idaresinde bulunan ……. plakalı aracı ile A.100 Karayolunda seyir halindeyken ….. Işıklı Kavşağında, ………. kendi idaresindeki ……. plakalı araç ile ışıklı kavşakta kırmızı ışığı ihlal etmesiyle aynı kavşakta ……. çıkıp ……. yönüne seyretmek isteyen müvekkilimiz ……. idaresindeki otonun sol yan ortasından çarparak tamamen kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet vermiştir.
2-Bu kazanın meydana gelmesinde sanık kamyon sürücüsü …………. kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığından %100 kusurludur. Bu durum ekte örneğini sunduğumuz Trafik Tespit Tutanağından da açıkça anlaşılmaktadır.
3-Bu kaza neticesinde müvekkillerimizden ……… hafif şekilde, …….. ile müşterek çocukları …… hayati tehlike arz eder şekilde ağır yaralanmışlardır. Müvekkillerimizden ……’ ın tedavisi olumlu sonuç vermiş fakat henüz kesin raporu alınmamıştır. Müvekkillerimizin müşterek çocukları …… ise yapılan tüm tedavilere rağmen 27.02.2000 tarihinde vefat etmiştir. Bu hususa ilişkin raporlar ekte sunulmuştur.
4-Müvekkillerimiz kendi yaralanmalarından ve oğullarının ölümünden dolayı büyük bir acı duymaktadır. Bir kişiyi hafif, bir kişiyi de hayati tehlike arz eder şekilde ağır yaralayarak 4 yaşındaki bir çocuğun ölümüne sebep olan bir şahsın serbest olması mağdurlarda ve toplumda infial uyandıracak türden bir durumdur.
İSTEM SONUCU : Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerle ……. plakalı araç sürücüsü …….’ ın tutuklanmasını talep ederiz.
Av. …….
şikayet dilekçesi nasıl yazılır,şikayetim var,dilekçe örneği,tüketici şikayet dilekçesi,dilekçe

Be the first to comment - What do you think?
Posted by admin - 28 Nisan 2014 at 09:03

Categories: Dilekçe   Tags: ,

Şikayet Dilekçesi Nasil Yazılır,Şikayet Dilekçe Örneği

Şikayet Dilekçesi Nasil Yazılır.
Her zaman adil düzende insanlar sorumluluk bilinçleri içerisinde hareket etmezler. Sorumlulukların yerine getirilmediği, başkasının hak ve özgürlerine tecavüz edildiği bir anda devreye girmesi gereken birim yargı organlarıdır. Diyelim ki bir haksızlığa uğradığınızı, yada hak ve özgürlerinizin çiğnendiğini düşünüyorsunuz yapmanız gereken öncelikle her kamu kurum ve kuruşuna başdurma şeklinde olduğu gibi el yazınızla yada bilgisayar üzerinden yazdığınız bir dilekçe ile sıkıntınızı anlatmanızdır Örnek A da olduğu gibi.
Örnek A-) Diyelim ki Erdemli ilçesinde Ahmet Yeşil isimli şahıs Mustafa MİSAL’E haret etmiş olsun. Dilekçe Aynen Aşağıdaki şekilde yazılmaktadır
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA
ERDEMLİ
KONU : Şikayet Dilekçesi.
ŞİKAYET EDEN : MUSTAFA misal
ŞİKAYET EDİLEN : AHMET yeşil
ŞİKAYET KONUSU : HAKARET
AÇIKLAMA : Olay günü yani 21/02/2011 günü AHMET KIRMIZI isimli şahıs arkadaslarımla kahvede oturduğum esnada yanımza geldi. Ufak bir tartışma çıktı. Tartışma büyüdü ve Ahmet Kırmızı bana ağızla alınmayacak sözlerlerle, sinkaflı sözlerle küfürler ederek hakarette bulundu.
İSTEM : Bana hakaret eden, arkadaşlarım ve sosyal çevrem içerisinde bana küfürler eden sanığın cezalandırılmasını talep ederim.
Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim. (TARİH ATMAYI UNUTMAYINIZ)
MUSTAFA ÖRNEK
( İMZA)

Dilekçenizi yazdıktan sonra dilekçenizle birlikte yanına kimlik fotokopinizi de ekleyerek en yakın Cumhuriyet Başsavcılığı’na müracat edebilirsiniz.
En sık yaşanan ve şikayet hakkınız doğan suçlar ve olaylar
1- Herhangi bir vatandaşın size alanen (ortalık yerde, sokakda kahvede,cafe de lokantada vb.) küfür edip hakaret etmesi.
2- Herhangi bir vatanaşın size telefondan küfür etmesi, hakeret etmesi, tehdit etmesi ( seni öldürürüm, seni döverim, seni keserim, seni buralardan sürerim vb.)
3- Size mesaj yoluyla küfür edilmesi veya tehdit edilmeniz ( Bu tip bir durumda kesinlikle size gelen mesajı silmeyiniz. Delil niteliği taşımaktadır.
4- Ticari bir işinizde size verilen bir çekin veya senet’in karşılığının çıkmaması
5- Aileniz içerisinde eşiniz, babanız, anneniz, ablanız vs kötü muamele görmeniz, dayak yemeniz yada hakaretlere maruz kalmanız,
NOT: aile bireyleri içerisinde yaşanan kavgalar Kamu Hukuku çerçevesinde soruşturma ve kovuşturması yapılır. Bu suçlar şikayte bağlı değildir. Örneğin aralarında herhangi bir bağ olmayan iki arkadaş kavga ettiklerinde. Karşılıklı olarka ikisi de şikayetten vazgeçerse dava düşer. Ancak baba ile oğul, eşler arasında, kardeşler arasında edilen kavgalar şikayete bağlı değildir düşmez örneğin;
A- Ahmet arkadaşı mustafa’ya 3-4 kere tokat atsa tekme atsa küfürler etse, Mustafa şikayetinden vazgeçerse dava düşer. Mustafanın Şikayetinden vazgeçmesi Ahmet’in cezalandırılmasını önler.
B-) Ahmet kardeşine, eşine i babasına, annesine, bir tokat bile atsa şikayetten vazgeçme davayı düşürmez, ispatlanması halinde Ahmet bu eyleminden dolayı ceza alır..
C-) Ahmet Musatafa ya tokat ile yada yumrukla vurduğunda dava şikayete bağlıdır, Şikayetten vazgeçme ile dava düşe ,ancak Ahmet kavga esnasında Mustafa’ya bıçakla , sopayla, vb kesici, delici kısacası silah niteliği taşıyan bir cisimle vurursa dava şikayete bağlı değildir. Şiakeyetten vazgeçme olsa bile Ahmet ispatlandığı tekdirde bu eyleminden dolayı cezalandırılır.
6-) Birinin rızanız dışında sizin evinize girmesi,
7- Birinin sizi sürekli olarka takip etmesi, sözlü tacizlerde bulunması,
8- Birinin sürekli yada bir defa sizin hakkınızda sizin olmadığınız bir yerde tehdit ve hakaretlerde bulunması
9- Birinin sizin mail, msn veya elektronik postanıza küfür, hakaret ve tehdit içerikli mail atması, fotoğraf göndermesi,
şikayet dilekçesi örneği,şikayet dilekçesi nasıl yazılır,şikayetim var,tüketici şikayet dilekçesi,icra şikayet dilekçesi,dilekçe nasıl yazılır,şikayet dilekçesi yazma,belediyeye şikayet dilekçesi
Yukarda saydığımız bütün 9 madde en sık karşılaşılan şikayet unsurlarıdır.
Günlük hayatınızda bu tip olaylarla karşılaşmamanız dileğiyle,
Değerli Boynuinceli büyüklerime ve kardeşlerime saygıyla

Be the first to comment - What do you think?
Posted by admin - 28 Nisan 2014 at 00:32

Categories: Dilekçe   Tags: , , ,

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

You might also likeclose